Çin’ de Hırdavat

Evlerde kullandığımız en küçük vidadan, en büyük el aletine kadar üretilen malların çok büyük bir kısmı Çin’de üretilip dış ülkelere ihraç ediliyor. Bundan tabii ki, Çin devletinin Çin’deki hırdavat üreticilerine sağladığı çok sağlam ve geniş destekler söz konusu. Özellikle hırdavat sektöründe, eskiden çin malı denilince düşük ve kalitesiz ürünler akla gelirdi. Ancak günümüzde, çinli hırdavat üretimi yapan fabrikalar dünyada söz sahibi oldular.El aletleri, makine aletleri, hırdavat araç gereçleri gibi ürünler Çinlilerin uzmanlaştığı ürünler diyebiliriz.

Yapılan son araştırmalara göre geçen yıl 2011 yılının Mart ve Eylül ayları arasında en çok rağbet gören fuarın, Çin Uluslararası Hırdavat Fuarı olduğu belirlendi. Bu yıl ise bu fuarın 13 – 15 Mart tarihleri arasında Şanghay’da düzenlenmesi kararı alındı.

 

Çin Uluslararası Hırdavat Fuarı yazısı için: http://cinithalatihracat.com//cin-fuarlar/cin-uluslararasi-hirdavat-fuari-09-11-mart-2011/

Çin’den 2012 Yılı İçin Büyüme Taahhüdü

Asya’nın en büyük dünyanın 2. büyük ekonomisi olan Çin’in 2012 yılında beklenen ekonomik krize rağmen büyümeye devam edeceği açıklandı.

Pekin’de düzenlenen yıllık ekonomi toplantısından sonra yapılan açıklamada Çinli ekonomistler para politikasının devam ettirileceğini, yuanın da istikrarını koruyacağını belirtti.

Basına kapalı olarak yapılan toplantıda, ithalatını arttırarak dış ticaret dengesini sağlamaya çalışan Çin ekonomisinin önümüzdeki senede büyümeye devam edeceği ancak, bu büyümenin 2001’den bu yana ilk kez yüzde 9’un altında kalabileceği öngörüldü.

Çin İthalatını Arttırıyor…

Çin Devlet Başkanı Hu Jintao, Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne üyeliğinin 10. Yılında yaptığı konuşmada küresel ekonomiyi  canlandırmak  ve dış ticaret dengesizliğini gidermek için daha fazla ithalat yapacaklarını bildirdi. Başbakan önümüzdeki  5 yıl içinde ithalatın 8 trilyon doları aşacağını söyledi.

Geçen sene Çin sadece 1.29 trilyon dolarlık ithalat yapmıştı. Dolayısıyla Çin’in Avrupa ile ticaretinin yavaşlaması küresel ticareti de olumsuz etkilemiş durumda.

Çin’in başta ABD olmak üzere dev ekonomilerle arasında sıkça gerilim yaratan ticaret fazlası ekim ayındaki 17 milyar dolar seviyesinden geçen ay 14.5 milyar dolar seviyesine geriledi.

Başbakan Hu Jintao, uluslararası ticarette denge politikası izlenilmesi gerektiğini savunarak, bunun dünyanın diğer ülkeleri içinde önemli fırsatlar yaratacağını söyledi.

 

 

 

Sahte “CE Belgesi” ile Getirilen Mallar



Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Hulusi Şentürk, Çin’den gelen kırtasiye, oyuncak, tıbbi malzeme gibi insan sağlığını doğrudan etkileyen ürünlerde yeteri kadar denetim yapılmadığını belirtti.

TSE Başkanı Hulusi Şentürk Türkiye’de kullanılan bir çok ürünün gerçek standartları taşımadığını söyledi. Gerek Çinli firmalar gerekse Türkiye’deki firmalar denetimlerden kaçmak için yurt dışındaki bazı firmalardan çakma “CE Belgesi”  alıp mallarını kolaylıkla gümrüklerden  geçirdiğini bildirdi. Belge yabancı kuruluşlardan alındığı için piyasada TSE tarafından denetlenme yapılamadığını  söyledi.

Ayrıca ürünlerin  CE Belgesi olmasının, kaliteli olması anlamına gelmediğini söyleyen Şentürk,  bu belgenin sadece kullanım ve çevre sağlığı yönünden güvenli olduğunu gösterdiğini belirtti. Özellikle kırtasiye ve oyuncak  sektöründe kontrolü sağlamanın güç olduğunu çünkü kısıtlı yetkilerinin olduğunu belirtti.

Türk firmaları satılan ürünlerin belgelendirilmesi için 600 milyon dolar para harcandığını söyleyen Şentürk, bu paranın sadece 65 milyon dolarının TSE’ ye geldiğini, diğer yerli denetim firmaları ile birlikte 100 milyon doların Türkiye’de kaldığını ancak 500 milyon doların ise yabancı kuruluşlara gittiğini belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Çin’e Geliyor

Türkiye’de genel seçimlerle ertelenen Türk – Çin ilişkilerinde ekonomik ve ticari alanlarda hareketlilik yaşanmaya başlandı. Eylül ayında Çin’in Urumçi bölgesinde düzenlenen Çin Hükümeti’nin Batı’ya açılım ve Asya Avrupa Expo’suna  Türkiye katılım gösterdi.  Daha sonra Şangay’da düzenlenen Deri Fuarı ile Ev tekstil Fuarı’na Türk firmalarınca büyük bir katılım gösterildi. En son olarak Ekonomi Müsteşarı Ahmet Yakıcı’nın başkanlığında bir heyet Ekim ayında Shenzhen ve Guangzhou’da belediye başkan vekili Chen Mingde ve Çin Ticaret Bakan yardımcısı Zhong Shan ile görüştü.  Ayrıca bu heyet 110. Çin ithalat ve İhraç malları olarak bilinen Kanton Fuarı’nın açılışına katıldı.

Özellikle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2009 yılında yaptığı ziyarette gündeme gelen ekonomik ve diplomatik temasların Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı ziyaret ile Türk – Çin İlişkilerinde çok büyük çığır açacağı biliniyor.

İki ülke arasında sağlıklı ve sürdürülebilir ilişki kurulması sürecinde en önemli bir şartı oluşturan bu husus, Erdoğan’ın ziyaretinin de temel ve ana gündem maddesi olacak.

Çin İthalat

Türkiye’nin 2011 yılı Ocak – Temmuz ayları arasında Çin’e verdiği dış ticaret açığı belirlendi. Türkiye’nin Çin’den yaptığı ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre % 45 artışla 11 milyar 445 milyon dolara ulaştı. Türkiye’nin ticaret açığının büyük bir kısmını %18’lik payı ile Çin oluşturdu.

2011 yılının ilk 7 ayında ise Türkiye’nin Çin’den yaptığı ithalat 12 milyar 767 milyon dolara ulaşarak, geçen senenin aynı dönemine oranla %39.4 artmış oldu. Çin’e yapılan ihracat ise %3.9 artış ile 1 milyar 322 milyon dolara ulaştı.

Çin’in Yeni Hedefleri

Dünyanın en kalabalık ve hızlı büyüyen ülkesi olan Çin’de alım gücünün artmasıyla binek araçlara olan talep artıyor. Bu artan talep hava kirliliğini de beraberinde getirerek hükümeti alternatif yakıt arayışına itiyor. Bitkilerden elde edilen etanol’ün alternatif yakıt olarak kullanılması ve araçların bu yakıt türünü kullanmaya uygun hale getirilmesi; ayrıca hybrid ve elektrikli araçlar için geniş bir bütçe ayrılması Çinlilerin bu konuda ne kadar ciddi olduklarını gösteriyor.

Önümüzdeki 3 sene içerisinde toplam enerji kapasitesini yüzde 50 arttırması beklenen Çin’de su kaynaklarının sınırlı olması ve yeterli arazi olmaması nedeniyle biyoteknoloji alanında yüksek maliyetli yatırımlar yapılacak.

Petrol talebinin arzın çok üzerinde olması ve kömür üretiminin de yüksek karbon içermesinden dolayı hidroelektrik santrallerini arttıran Çin; doğalgaz, rüzgar ve nükleer enerji alanlarına yatırım yaparak enerji açığını kapatmayı planlıyor.

Dünyaya güneş panelleri, rüzgar tribünü ve hızlı tren gibi yüksek kalite ürünlerde ihraç eden Çin, yakın zamanda “ucuz ve düşük kaliteli Çin malı” imajını silmek üzere. Yaklaşık 13 bin kilometrelik hızlı tren ağı bulunan ülkede bu uzunluğun arttırılarak diğer ülkelerin toplam tren yolu ağından fazla olması bekleniyor.

Başta Apple’ın iPhone’u, LCD ve plazma tv gibi yüksek kalite ürünlerin yapımında kullanılan indiyum’un yüzde 97’sini tedarik eden Çin; pil, seramik sanayi ve nükleer silah yapımında kullanılan lityum madeninin de en büyük üreticisi konumunda bulunuyor.

Dünyanın en hızlı bilgisayarı Tianhe-1A’yı üreten Çin, nanoteknoloji ve diğer ileri teknolojileri kullanarak navigasyon sistemini de geliştirmek istiyor. En geç 2020’ye kadar 35 uydu ile şu an ABD’nin açık ara önde olduğu GPS sisteminde liderliği ele geçirmek isteyen Çin’e geleceğin süper gücü olarak bakılıyor.

Çin’deki Zenginler Çok Çabuk Çoğalıyor…

Çin ekonomisinin çok hızlı gelişmesi, Çinli zenginlerin artmasına yol açmaya devam ediyor. Yapılan araştırmalar sonucu dolar milyarderi Çinliler son 3 yılda iki kat arttı.

1998’den bu yana Çin’deki zenginlerin araştırmasını yapan bir kuruluş, Çinli milyarder sayısının 271 olduğunu belirtiyor. 2009 yılında bu rakam hemen hemen yarısıydı.

Araştırma kurulunun yetkilileri beklenenden daha fazla Çinli zenginin olduğunu söylüyorlar. Araştırma daha da derinleştirilirse bu sayının çok fazla olduğuna kesin gözüyle bakılıyor ama tam sayı tespit edilemiyor. Bu çalısmalara devam edileceği vurgulanıyor.