ABD’den Çin’e Yaptırım

ABD’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı; para birimlerinin değerini bilerek düşük tutan ülkeler üzerinde yaptırım uygulamaya yönelik yasa tasarısına Çin’den tepkiler geliyor.

Tasarı ilk olarak oylanıp Temsilciler Meclisine gönderilecek. Orada da onaylanması haline yasalaşması için Başkan Obama’nın imzasına sunulacak.

Çin hükümeti tasarıya şiddetle karşı çıkıyor. Yasalaşması halinde uluslararası ortamda kabul edilmiş kuralların ihlal edileceğini belirten Çin Dışişleri Bakanlığı bu durumun iki ülke arasında ticari bir savaş başlatabileceği uyarısında bulundu.

ABD tarafında ise Çin’in para birimi yuan’ı bilerek düşük tuttuğu böylece Çin’in ihraç mallarının daha ucuz olduğu savunuluyor. Yuan döviz kurlarında düşük fiyattan el değiştirerek Çin’in ithal ettiği malların fiyatlarının da artmasına sebep oluyor.

Çin’le olan ticari açığın sebebini yuan’ın düşük olmasına bağlayan Amerikalılara karşı Çinliler, ABD’de yaşanan ekonomik sorunların hükümetin yanlış politikalarından kaynaklandığını savunuyor.

Çin’den İthalat Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çin’den ithalat yapmak isteyen girişimci veya firmalar internet üzerinden araştırma yapıyorlarsa ilk karşılaşacakları yerler alibaba.com gibi B2B siteleridir. Ancak, ne yazık ki burada kendilerini üretici olarak gösteren firmaların birçoğu sahte web siteleri yaparak ürünlerin gerçek değerlerinin çok altında fiyat verip dolandırıcılık yapan şahıslardır. Bu tip dolandırıcılar ürünün kargo masraflarının, gümrüğünün ve nakliyesinin kendilerine ait olduğunu söyler, firma isimlerini ve telefonlarını vererek güven kazanmak isterler. Doğruluğu teyit edilmeyen bir firmaya ödeme yapmak büyük risktir.

İthalat yapılırken dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise ön araştırma safhasıdır. Her şeyden önce ithal edilecek ürün çok iyi bilinmeli ve ürünle ilgili tüm teknik bilgiler İngilizce olarak elinizde bulunmalıdır. Bu şekilde net bir fiyat alınabilir. Daha sonra ürünün gümrük ve nakliye masrafları da öğrenilerek toplam maliyet bulunur, ithalata uygun olup olmadığına karar verilir.

Çinli firmalar Avrupa ve ABD firmaları gibi değildir. Ticaretin temeline profesyonellikten ziyade insan ilişkilerini koyarlar. Sizi davet eden bir firma ile önce yemeğe gidilir, biraz gezilir, sohbet edip belirli bir samimiyet oluştuktan sonra iş konuşulmaya başlanır. Ancak, her ne kadar samimi ve iyi niyetli olunsa da bir anlaşmaya varılacaksa bu yazılı olmalıdır. Sözle yapılan anlaşmalarda kültür farkından kaynaklanan sıkıntılar yaşanmaktadır. Sizin “tamam, oldu” dediğiniz bir durumu Çinli “oldu, bakarız” şeklinde anlayabilir. Yazılı bir belge ileride oluşabilecek problemlerin önüne geçmiş olur.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında Çinli firmalar ile sağlıklı ve sürekliliği olan ticaret yapılabilir.

Çin’den Türkiye’ye Büyük Yatırım

Çin’in Zhejiang eyaletinin devlete bağlı enerji şirketi Zhejiang Enerji Grup ve Konya merkezli Polat Madencilik arasında Soma’da 2 bin hektarlık sahada kömür madeni işletmesi kurulması için anlaşma imzalandı. 5 yılda tamamlanması hedeflenen projenin toplam maliyeti 1 milyar dolar olacak.

İki aşamadan oluşan projenin ilk aşamasında yıllık 3 milyon ton kapasiteli bir kömür ocağı gerçekleştirilecek. 2 bin kişinin istihdam edeceği projede ilerleyen zamanda bu sayı 3 bine çıkarılacak.

Elektrik üretiminin yüzde 60’ından fazlasını doğalgazın oluşturduğu Türkiye, kalkınmasının temel noktalarından biri olan enerjiyi yerli kaynaklara dayandırmak istiyor. Bu sebepten son yıllarda kömür arayışı ve bundan enerji üretimi temel politika haline gelmiştir.

Çin’de Üretilen Her Mal Ucuz mudur ?

Çin’in en önemli özelliklerinden bir tanesi de her kalite ürünün bulunabilmesidir. Diğer gelişmiş ülkelerde sadece A sınıfı ürünler mevcutken, Çin’de A-B-C sınıfı ürünlere rastlamak mümkündür.

Genellikle Çin’e giden iş adamlarında “ Çin malı çok ucuz olmalı bu ürünün maksimum fiyatı şu kadardır” gibi bir önyargı oluşmaktadır. Oysaki bu ürünün de bir hammadde maliyeti, az da olsa işçilik maliyeti ve nakliye masraflarının olduğu unutulmaması gereken önemli bir konudur.

Bir ürünün gerçek değerinin çok altında pazarlık yapmak her satıcıyı irite ettiği gibi, Çinliler tarafından da hoş karşılanmamaktadır.

Sonuç olarak yapılması gereken şey ürünü olduğu gibi kabul edip gerçek fiyatı üzerinden pazarlık edilerek alıcı ve satıcı tarafın mağdur olmasının önlenmesidir. Bu şekilde hem taraflar birbirlerine daha çok güven duyar hem de ileriye dönük uzun soluklu ticaretin temelleri atılmış olur.

Çin’e ne Satılabilir?

Çin üretim aşamasında dünyanın lider ülkesi olduğundan fabrikasyon ürünlerin tamamını çok daha ucuz maliyetlerle kendisi üretmektedir. Ancak Çin’in doğal kaynakları aşırı üretimi karşılayamamakta ve bu açığın kapanması için diğer ülkelerden doğal kaynak ihracatı yapılmaktadır.

Türkiye’den Çin’e yapılan zeytinyağı, fındık, antep fıstığı gibi ürünlerin yanında mermer, bakır, krom ve çelik gibi madenlerinde ihracatı önemli ölçüde artmıştır.

Çin, çok büyük bir pazar olduğundan Türk iş adamlarının Çin’e giderek buradaki halkın yaşam tarzına bakıp, onlara uyabilecek ürünleri daha net görerek kendi ürünlerinin tanıtım ve pazarlamasını yapmaları gerekmektedir.

Her sektörden farklı iş adamları Çin’e giderek kendi sektörleriyle alakalı satabilecekleri birçok ürün bulabileceklerdir. Yaklaşık 15 sene önce bir Türk iş adamının Türkiye’de yem sanayinde kullanılan, Çin’de ise kahvaltıda yenen tavuk ayağını bu ülkeye ihraç etmesi verilebilecek en iyi örnektir.

Düşünülmemesi gereken en önemli konu ise bizim ürünümüz Çin pazarına pahalı gelir yaklaşımıdır. Unutmamak gerekir ki Çin’in zengin kesimi Türkiye nüfusundan fazladır.

Mermer Sektörü Çin’e yenik düştü

Çin; Tekstil, bal, hediyelik eşya ve oyuncak sektöründen sonra mermercilik sektöründe de liderliği ele aldı. Dünya mermer rezervinin yüzde 42 sine sahip Türkiye’de bile Çin graniti pazarın neredeyse tamamını ele geçirmiş durumda.

Sadece Yunfu bölgesi ve çevresinde 3 binden fazla mermer fabrikası bulunuyor. Zenginlik göstergesi sayılan mermer hemen hemen bütün inşaatlarda kullanılan bir ürün.

Nakliyesini çok ucuza getirerek mermer ihtiyacının büyük kısmını yurtdışından tedarik eden Çin bunları işleyerek yeniden ihraç etmektedir.

Çin’de Tercüman

Çin’de tercümanlık yapmak, sadece çeviri yapabilmek değildir. Özellikle Çin’e mal almak için gelen ithalatçılarımıza tam anlamı ile yardımcı olmak demektir, bir nevi onların gözü, kulağı, danışmanı olmak demektir. Size bunları birkaç madde ile açıklayalım :

1)      Tercümanlık yapan kimsenin, çin dili ve kültürüne hakim olması gerekir.

2)      Çin coğrafyasını çok iyi bilmesi gerekir ki bazı ithalatçılarımız Çin’e geldiklerinde bir çok şehirde farklı fabrikalar gezmek istemektedir.  Bu bağlamda organizasyon yapabilme özelliğine sahip olmalıdır.

3)      Nereye, en hızlı şekilde, en az maliyetle nasıl gidilir bilmek zorundadır.

4)      Tercüme esnasında;  Çin iş kültürünü bilen tercüman, yanlış anlaşılmalara mahal vermemek için uyarılar yapabilmelidir.

5)      Tercüman, yaşadığı şehirde ve varsa diğer şehirlerde kazandığı rehberlik tecrübesiyle gelen müşterinin konaklama, yemek, ulaşım ve diğer ihtiyaçlarında pratik çözümler üretebilmelidir.

Şirketimiz OMC  ithalat ihracat şirketi,  2006 yılından beri Çin’in Şanghay şehrinde ithalatçılarımıza mal bulunması, fabrika ziyaretleri, mal kontrolü ve yüklemesi, numune yaptırma, nakliye, gümrük ,rehberlik ve TERCÜMANLIK hizmetleri vermektedir.

Çin’de Şanghay başta olmak üzere Pekin, Guangzhou, Shenzhen, Foshan, Dongguan, Hongkong, Fuzhou, Ningbo, Hangzhou, Suzhou, Wenzhou, Qingdao, Nanjing, Taizhou, Shijiazhuang, Tianjin, Wuhan, Xiamen gibi belli başlı üretim şehirlerinin haricinde 50’den fazla şehir, 100’lerce kasaba ve köy tecrübesiyle hizmetinizdeyiz.

 

 

Çin Yüzyılı..

Deutsche Welle’den Frank Hollmann’ın yeni süper güç analizine göre yaşanan son krizin ardından ekonomik gücünü önemli ölçüde kaybeden ABD’nin yerini doldurmak için en önemli aday Çin.

Expo 2010’a ev sahipliği yapan, olimpiyat oyunları düzenleyen ve beş yıl içerisinde dünyanın en büyük hızlı tren ağını inşa edecek olan Çin batı ile arasındaki farkın hızla kapandığını gösteriyor.

Geçmiş yıllarda ABD’nin gölgesinde kalarak her alanda pasif bir rol alan Çin, günümüzde başta toprak bütünlüğü olmak üzere, tüm konularda kendi çıkarlarını dile getiriyor ve savunuyor. Japonya ile de küçük adalar ve petrol yatakları konusunda çekişen Çin kısa bir süre önce de ilk uçak gemisini tamamladı. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen Çinli yetkililer kendilerini dünyada belli bir nüfusa sahip ve Doğu Asya’da etkili, ancak ulusal birliğini henüz tamamlayamamış bölgesel bir güç olarak görüyor.

Çinliler Hızlı Tren Yapımına Başladı…

533 kilometrelik Ankara- İstanbul hattında bulunan İnönü – Köseköy arasındaki yüksek hızlı tren projesi başladı, bitmesiyle beraber trenin 250 km hıza kadar çıkması bekleniyor.

Çin kendi ülkesinde bulunan bu hızlı tren projesini  Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelere de satmak amacında.

3 yıldır devam eden çalışmaların son bulması için 2 sene daha gerekiyor, toplam 5 senede tamamlanacak olan hızlı tren projesi için zemin hazırlanma işlemleri bitmek üzere ve rayları döşemek için gerekli ekipmanlar Türkiye’ye geldi.

Ankara-Eskişehir hızlı tren hattı başarıyla faaliyete geçtikten sona ülkemizin en büyük iki şehri arasındaki Ankara-İstanbul hızlı tren hattı yapılacak ve bununla beraber Ankara-İstanbul arası uzaklık 3.5 saate inecek.

Çin’de İhracat Rekor Üstüne Rekor Kırıyor

Çin 2011 yılında da hızlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. Nisan ayındaki yaptığı ihracat fazlalığı 11 milyar doları geçti. Uzmanların ise bu ay için 3 milyar dolar gibi bir beklentisi vardı. Böylelikle 2011 yılı ilk çeyreğinde büyüme oranı %9.7 olarak açıklanmıştır. Gayri Safi Milli Hasılat ise 1,46 trilyon dolara ulaşmıştır. Mayıs ayı ihracatı ise 157,16 milyar dolar  ile geçen seneye göre %19.3 oranında bir artış göstermiştir. Mayıs ayı ihracatı, Nisan ayı ile karşılaştırıldığında %0,94 oranında bir artış göstermiştir.

Çin’in Nisan ayında ki  ihracatı %29.9 artarken, ithalatı ise %21.8 oranında artış gördü. İthalattaki artışın az olmasının sebebi ise %11 daha az demir ve bakır ithal etti. Çin’in hammadde ihtiyacının azalmadığı ancak demir madeni piyasasındaki daralmanın buna neden olduğunu belirtildi.

Uzmanlar bu yıl ki büyümenin 2011 yılı sonuna kadar hızlı bir şekilde ilerleyeceğini  tahmin ediyorlar.